küçükken pazar sabahları 10′da televizyonun karşısında kilitlenmeme sebep olan ve devamında da evin içinde deliler gibi tepinerek “voltran,voltran,voltran” diye bağırtan çizgi film.
şimdi olsa seyretmezdim herhalde. ya da belki sırf o eski günlerin anısına seyrederdim. aman, bilemedim işte. ama robotech olsa seyrederim o ayrı. yeni yetme gençlik kesinlikle seyretmezdi ama voltron diye yazılıp voltran diye okunan bu garip çizgi filmi.
o zamanlar da aynı şekilde mi düşünüyordum tam olarak hatırlamıyorum ama bu voltran olayı çok saçma salak birşeydi. beş tane panter desem panter değil, aslan desem o da değil robotun birleşmesinden oluşan daha büyük bir robottu bu voltran. bu beş ufak aslan kılıklı robotu yöneten beş kişi vardı tabii bir de. bunlardan bir tanesi de hatun. pembe bir aslan robot. ne işi varsa artık o galaktika ortamlarında.
asıl önemli olan şudur ki; bu mallar sürüsü, karşılarına devasa bir düşman -tabii bu da robot- çıktığında her zaman önce temiz bir dayak yerler ve ondan sonra voltran’ ı oluşturma seremonisine başlarlardı. voltran’ ı oluşturunca da olmuyor tabii. dayak yemeye devam ederdi yine. en sonunda da “eeaaahh yeter ulan artık” nidalarıyla ışın kılıcı mıdır nedir şimdi hatırlayamadığım kocaman bir kılıcı çıkararak düşmanı tam ortadan keserlerdi bu aslan parçaları.
eh be güzelim, madem imkan var, tesis var neden baştan oluşturmazsın voltranı, baştan çekmezsin kılıcı da önce bir araba sopa yersin hep cüneyt arkın misali.
herşeye rağmen uzun bir süre boyunca eğlence kaynağımız olmuştu bizim. ne güzel.
voltran! voltran! voltran!